Afrika Su Krizi Raporu – 2018

Afrika’daki susuzluğa neden olan sebeplerin başında gelenlerden bahsedecek olursak öncelikle şunu söylemek gerekir ki doğal kaynak olan su yeryüzüne eşit seviyede dağılmamıştır. Eşit seviyede dağılım olmaması sebebiyle dünya genelinde su kaynaklarına ulaşım imkanları kısıtlanmıştır. Bu sorun özellikle Afrika gibi ülkelerde gittikçe artmakta ve silahlı çatışmalara kadar varmaktadır.

Peki bu susuzluğa sebep olan başlıca nedenler arasında gelenler nedir?
Bunun cevabını verecek olursak dünyada genel itibariyle hızlı nüfus artışının yanı sıra küresel ısınma, endüstrileşme, yeraltı ve üstü kaynaklarının aşırı şekilde sömürüye uğraması gibi sebepler yer almaktadır.

Bu durumun vehameti karşısında neler yapılmaktadır?
Ülkeler ve uluslararası kuruluşlar çapında bu soruna karşılık önlemler alınmaya çalışılmaktadır. Başlıca olarak; her yıl su konusunda düzenlenen kongre, sempozyum, panel gibi bilinçlendirme adına topluluklar düzenlenirken vatandaşlara ve kamu kurumlarına da bilinçlendirme adına akademik çalışmalara öncelik verilmektedir. İşte bu sırada su sorunlarının yaşandığı kıtaların başında Afrika gelmektedir ve yaklaşık olarak 1 Milyar insan temiz suya ulaşmada sorun yaşamaktadır. Bu durum ise küresel ölçekte sekiz kişiden birinin suya erişmekten mahrum olduğu anlamına gelmektedir.

Aslına bakacak olursak Afrika kıtası büyük gölleri ve nehirleri sebebiyle su kaynakları açısından zengin bir kıtadır. Fakat kıtada birtakım sebepler baş göstermesi nedeniyle su kaynaklarına ulaşım imkanları geliştirilememektedir.
Araştırmalara göre ise insanların %66’sı kurak ve yarı kurak yerlerde susuzluk problemi yaşamaktadır. Küresel ısınma nedeniyle bu oran git gide artış göstermektedir. Afrika’nın bazı bölgelerine yağış dahi düşmemektedir. Tarihlerinde en ciddi kuraklığı yaşayan ülkeler arasında; Somali, Cibuti, Kenya, Uganda yer almaktadır. Kuraklık sebebiyle Afrika’nın bu bölgesinde yaklaşık 10 milyona aşkın insanın hayatı tehdit altındadır. Yine yapılan araştırmalara göre Somali’de 3,5 Milyon insan açlık ve temiz suya ulaşamamaktan dolayı ölümle burun buruna gelmiştir. Bu durum komşu ülkelere yönelik göçün artmasına sebep olmaktadır.

Temiz suyun olmaması çeşitli hastalıklara yol açarken, akar suyun yakın olduğu yerlerde suyun taşıdığı birçok hastalıkta bulunmaktadır. Kolera, tifo, dizanteri ve zatüre gibi hastalıklar yüksek oranda çocuğun ölümüne sebep olmaktadır. Bir köyde açılacak bir iki su kuyusu birçok köyün su erişimini sağlayacaktır.

Uluslararası yardım faaliyetlerinin başından en duyarlı ülke olarak ise Türkiye gelmektedir. Türkiye bu anlamda hassasiyetini en yüksek seviyede tutarken batılı ülkelerin duyarsızlığı ise eleştirilmektedir. Örneğin; Afganistan’da haftada 5 Milyar dolar harcayan ve Afrika’da Cibuti merkezli olarak kurduğu AFRİCOM askeri komutanlığı için yılda 300 Milyon dolar ayıran ABD’nin bile Afrika’nın acil yardım fonuna şimdiye kadar olan katkısı 28 Milyon dolardır. Afrika kıtasın da yatırımları artan ticari hacmi 50 Milyon dolara ulaşan Çin’de kuraklıktan etkilenen halka yeterli ilgi göstermemektedir. Yılda 1-2 Trilyon dolarlık harcamayı savunma ve savaş için harcayan dünya devletleri bu paranın zekatı kadar bir miktarı su yoksunluğu için harcasalar Afrika’da yaşanan su problemi bu derecede olmazdı.

Sonuç olarak Afrika’nın açlık ve susuzluk sorunu sadece doğal şartlardan değildir. Sorunun asıl sebebinde ise yüzyıllardır süre gelen jeopolitik ve ekonomik çıkar çatışmalarıdır.