Kuran-ı Kerim’de “Besmele-i şerif” yani Bismillâhirrahmânirrahîm her surenin başında yer alır; Tevbe Suresi bunun istisnasıdır. Kuran’da iki besmele sadece Neml suresinde vardır. Biri surenin başında geçer diğeri ise 30. ayette “Süleyman’dan, Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” ifadesindedir. Hz. Süleyman’ın (a.s.) Sebe Melikesi Belkıs’ı Allah yoluna davet etmek için gönderdiği mektubun metninde geçer.
İçinde iki besmele geçen sure, Neml suresidir. Surenin başındaki besmelenin yanı sıra, Hz. Süleyman’ın Sebe melikesine gönderdiği mektupta geçen “İnnehu min Süleymâne ve innehu bismillâhirrahmânirrahîm” ayetinde ikinci kez besmele yer alır.
Kuran-ı Kerim surelerinin başında, Tevbe suresi hariç “Bismillahirrahmânirrahîm” ifadesi yer alır. Bu bize her işe Allah’ın adıyla, O’nun rahmet ve merhametine sığınarak başlanması gerektiğini öğretir.
Hz. Süleyman’ın (a.s.) mektubunun da “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla” başlaması, peygamberlerin davet ve tebliğ üslubunda rahmet merkezli bir bakış bulunduğunu gösterir.
Hüdhüd kuşu Hz. Süleyman’a gelerek Sebe diyarından “sağlam bir haber” getirdiğini söyler: Yemen bölgesinde hükmeden bir kadın hükümdar olan Belkıs vardır; ülkesine bol nimet verilmiş, büyük bir taht sahibidir. Fakat Hüdhüd kuşu o ve kavminin Allah’ı bırakıp güneşe secde ettiğini söyler.
Hz. Süleyman, Neml suresinde de yer aldığı üzere “Şüphesiz bu mektup Süleyman’dandır; Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Bana karşı büyüklük taslamayın; (barış ve teslimiyetle) bana gelin.” diye bir mektup yazar. İşte ayetteki ikinci besmele bu mektupta geçmektedir.
Surenin başındaki besmele, her surenin başında bulunur (Tevbe suresi istisna). Bununla Allah-u Teala insanlara, her işin başının Bismillahirrahmanirrahim olması gerektiğini gösterir. 30. ayetteki besmele ise ayet metninin içindedir; bir peygamber mektubunun giriş cümlesidir. Dolayısıyla ikinci besmele, “fazladan” değil, kıssanın lafzına dâhil bir unsurdur. Müfessirler tefsirlerinde genellikle bunun sebebini şöyle açıklamışlardır:
Neml Suresi, Kuran’da iki besmele bulunan tek sûredir. Tefsirlerde bu durum, sûrenin içeriğiyle ve Hz. Süleyman (a.s.) kıssasıyla ilişkilendirilir. İlk besmele, diğer sûrelerin başında olduğu gibi sûrenin başlangıcında yer alır; ikinci besmele ise 30. âyette, Hz. Süleyman’ın Sebe Melikesi Belkıs’a gönderdiği mektubun girişinde geçer: “Şüphesiz ki o (mektup) Süleyman’dandır. Ve o, ‘Bismillahirrahmânirrahîm’ (Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla) diye başlamaktadır.”
Tefsirlerde bu ikinci besmele, Hz. Süleyman’ın (a.s.) bir hükümdar olarak değil, bir peygamber olarak Allah’ın adıyla hareket ettiğinin sembolü kabul edilir. Bu diğer ayetlerde eşi benzeri görülmeyen olağanüstü bir ifadedir.
Müfessirler, Hz. Süleyman’ın mektubunun besmele ile başlamasını birkaç hikmete bağlar. Neml suresinde geçen ikinci besmele, Hz. Süleyman’ın (a.s.) Sebe Melikesi’ne gönderdiği davet mektubunun bizzat lafzıdır: “Mektup Süleyman’dandır; Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla…” Bu ifade, bize tebliğin usulünü öğretir: Mümin sözünü ve işini Bismillâhirrahmânirrahîm ile başlatır. Peygamberimizin dediği gibi, Allah’ı anarak başlanmayan her anlamlı söz veya iş, bereketsizdir.
Hz. Süleyman (a.s.), bir hükümdar olmasına rağmen mektubunun başına Allah’ın adını koyarak gücün ve otoritenin hakikatte Allah’a ait olduğunu vurgular; davetin dilini merhamet ve ıslah üzerine kurar. Hz. Süleyman (a.s.) muhatabını zulme değil, teslimiyet ve sulha çağırır. Bu, güç kullanımının keyfî değil; ilâhî rızayı gözeten bir hikmetle sınırlandığını gösterir.
Mü’minin buradan çıkarması gereken ders açıktır: Müslüman yazarken, söz söylerken, bir işe başlarken Bismillah diyerek niyetini belli eder; üslubunu hikmet, nezaket üzere kurar. Neml suresindeki bu örnek, her çağdaki insanlara, “Sözün anahtarı besmele; yolun esası rahmet ve adalettir.” hakikatini hatırlatır.
Alimler, Tevbe suresinin başında besmelenin bulunmayışını, surenin muhtevasındaki ikaz, ahidlerin feshi ve savaş uyarıları ile açıklamış; merhameti hatırlatan besmelenin bu bağlamda özellikle zikredilmediğini beyan etmişlerdir.
Bazı âlimler de Neml’deki ikinci besmelenin sayısal bakımdan bir “denge” sağladığını da ifade eder: sûre başlarında bulunan (Tevbe hariç) 113 besmele ve Neml 30. ayetteki 1 besmele ile toplam Kuran’daki besmele sayısı 114 olur. Bu da sure sayısına tekabül eder.