Kenzül Arş duası, tasavvufî ve halk arasında yaygın bir zikir-dua metni olarak bilinir. Tarihî ve kültürel zeminde farklı formlarda aktarılan bu tür dualar, bireyin Allah’a yakınlık arayışı içinde şekillenir; esası ise samimiyet, tevazu ve istiğfara dayanır.
Kenzül Arş duası, çoğu zaman şifa talebi, rızkın genişlemesi, musibetlerin bertaraf edilmesi ve kulun gönlündeki her türlü hayırlı muradın gerçekleşmesi için tercih edilen bir niyazdır. Bu duada, Yüce Allah’ın azametini ifade eden isim ve sıfatlar anılarak İlâhî kudrete yönelinir; O’nun lütuf ve inayetiyle tüm hayırlı kapıların açılması samimiyetle istenir.
Bismillahirrahmanirrahim.
La ilahe illellahül melikül hakkul mübin.
La ilahe illellahül hakemül adlül metin.
Rabbüna ve rabbü abainel evvelin.
La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin. La ilahe illellahü vahdehu la şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyi ve yumitü ve hüve hayyül la yemûtü ebeden biyedihil hayru ve ileyhil masiru ve hüve ala külli şey'in kadir. Ve bihi nesteinü ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim.
La ilahe illellahü şükran li ni'metih. La ilahe illallahü ikraran bi rubûbiyyetih.
Ve sübhanellahi tenzihen li azametih.
Es'elükellahümme bi hakkismikel mektûbi ala cenahi cibrile aleyke ya rab.
Ve bihakkismikel mektûbi ala cenahi mikaile aleyke ya rab.
Ve bihakkismikel mektûbi ala cebheti israfile aleyke ya rab.
Ve bihakkismikel mektûbi ala keffi azraile aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi semmeyte bihi münkeran ve nekiran aleyke ya rab.
Ve bihakkismike ve esrari ibadike aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi temme bihil islamü aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi telekkahü ademü lemma hebeta minel cenneti fe nadake fe lebbeyte düaehü aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi nadake bihi şitü aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi kavveyte bihi hameletel arşi aleyke ya rab.
Ve bihakkismikel mektubi fittevrati vel incili vezzebûri vel fürkani aleyke ya rab.
Ve bihakkismike ila münteha rahmetike ala ibadike aleyke ya rab.
Ve bihakki temami kelamike aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi nadake bihi ibrahimü fecealtennara aleyhi berden ve selamen aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi nadake bihi ismailü fe necceytehû minezzebhi aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi nadake bihi ishaku fe kadayte hacetehû aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi nadake bihi hûdü aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi deake bihi ya'kûbü fe radedte aleyhi basarahû ve veledehû yûsüfe aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi nadake bihi davüdü fe cealtehû halifeten fil ardi ve elente lehül hadide fi yedihi aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi deake bihi süleymanü fe a'taytehül mülke fil ardi aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi nadake bihi eyyûbü fe necceytehû minel gammillezi kane fihi aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi nadake bihi isebnü meryeme fe ahyeyte lehül mevta aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi nadake bihi mûsa lemma hatabeke alettûri aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi nadetke bihi asiyetümraetü fir'avne fe razaktehel cennete aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi nadake bihi benû israile lemma cavezûlbahra aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi nadake bihi hidiru lemma meşa alel mai aleyke ya rab.
Ve bihakkismikellezi nadake bihi muhammedün sallallahü aleyhi ve selleme yevmel ğari fe necceytehû aleyke ya rab.
İnneke entel kerimül kebiru. Hasbünellahü ve ni'mel vekil. Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim. Ve sallallahü ala seyyidina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi vesellem.
Melik (kral), Hakk ve Mübin olan Allah’tan başka ilah yoktur. Hakem, Adl ve Metin olan Allah’tan başka ilah yoktur. Bizim ve eski atalarımızın Rabbidir. Senden başka ilah yoktur. Sen arınıksın; ben zalimlerden oldum. Allah’tan başka ilah yoktur. O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur.
Hamd O’na mahsustur. Diriltir ve öldürür. O diridir ve ebediyen ölmez. Hayır O’nun elindedir; dönüş O’nadır. O her şeye gücü yetendir. Yardımı O’ndan isteriz. İyilik yapmaya ve kötülükten kaçmaya güç ve kuvvet ancak yüce ve büyük Allah iledir.
Nimetlere şükür olarak, O’ndan başka ilah yoktur. Rubûbiyetini ikrar ederek, O’ndan başka ilah yoktur. Yüceliğini tenzih ederek, Allah noksan sıfatlardan münezzehtir.
Ey Rabbim! Cebrâil’in kanadında yazılı ismin hürmetine, Mikâil’in kanadında yazılı ismin hürmetine, İsrâfil’in alnında yazılı ismin hürmetine, Azrâil’in avucunda yazılı ismin hürmetine; Münker ve Nekir isimleri hürmetine; kullarının sendeki sırları hürmetine; İslâm’ı tamamladığın ismin hürmetine ve Âdem’in cennetten indirildiğinde sana yalvardığı ve kabul buyurduğun ismin hürmetine senden istiyorum.
Şit’in, İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın, Hûd’un, Yakup’un, Davud’un, Süleyman’ın, Eyyub’un, Meryem oğlu İsa’nın, Musa’nın, Asiye’nin, İsrailoğulları’nın, Hızır’ın ve Muhammed’in (s.a.v) sana yalvardıkları o isimlerin hürmetine senden niyaz ediyorum.
Şüphesiz Sen Kerîm ve Kebîr olansın. Allah bize yeter; O ne güzel vekildir. Güç ve kuvvet ancak yüce ve büyük Allah’tandır. Allah, Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashabına salât ve selâm eylesin. Âmin.
Dua, İslâmî yaklaşıma göre kul ile Rabbi arasındaki en doğrudan münâsebet biçimidir. Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hakk’ın “Beni çağırın; size cevap vereyim.” (Bakara, 2:186) buyruğu, duanın açık bir ilahî davet olduğunu bildirir.
Ayrıca “Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, karşılığını vereyim.” (Mü’min/Ğafir, 40:60) âyetleri, duanın yalnızca bir ritüel değil; aynı zamanda muhabbet ve muamele zemini olduğunu vurgular. Kenzül Arş gibi dualar, bu çerçevede kulun tevbe, tevekkül ve teslimiyetini derinleştirir; muradın yalnızca Allah’tan istenmesi gerektiğini hatırlatan manevî bir vesile olur.