Seferilik Nedir? Kimler Seferi Sayılır?

/ İçerikler / Seferilik Nedir? Kimler Seferi Sayılır?
10/02/2026

Seferîlik, bir kimsenin mukim olduğu beldeden herhangi bir sebeple ayrılarak başka bir yere gitmek üzere yola çıkması hâlinde söz konusu olur. Bu şekilde yolculuğa niyet eden ve bulunduğu yerden ayrılan kişiye ise şer‘î hükümlere göre seferî denilir. Yolculuk halindeki bu kimse, belli şartlar gerçekleştiğinde seferiliğe dair kolaylıklardan istifade edebilir.

Seferilik Nedir? Kimler Seferi Sayılır?

Seferilik Ne Zaman Başlar?

Günümüzde şehirlerin sınırları, özellikle İstanbul gibi büyükşehirlerde, hayli genişlemiş ve bir ucundan diğer ucuna yapılan yolculuklar adeta sefer mesafesine yaklaşmıştır. Bu itibarla, İstanbul gibi büyük yerleşim yerlerinde ikamet eden bir kimse, kendi aracıyla yola çıktığında, yaşadığı ilçenin belediye sınırlarını aştığı andan itibaren şer‘î olarak seferi sayılır ve bu noktadan itibaren seferilikle ilgili hükümler kendisi hakkında geçerli olur. (Merğinani, el-Hidaye, I, 81).

Şayet yolculuk otobüs, tren, uçak yahut gemi gibi umumi taşıma vasıtalarıyla gerçekleştirilecekse, bu durumda seferiliğin başlangıç noktası olarak genellikle otogar, gar, havalimanı veya liman gibi yolculuğun fiilen başladığı mekânlar esas alınır.

Kur’an-ı Kerim ve Hadislerde Seferilik

Kur’an ve hadislerden yola çıkarak seferilik hakkında izlenilmesi gereken yol kolayca belirlenebilir. Günümüzde bu konu ile alakalı belirsizlikler ve farklı bakış açıları olmasına rağmen Kur’an ve hadislerden anlıyoruz ki insanın şartlarını kolaylaştıran seferilik uygulaması Efendimiz (s.a.v) tarafından uygulanmış ve önerilmiştir.

Konu ile alakalı karşımıza çıkan ilk ayet Nisa Suresi’nin 101. ayetidir. Ayetin meali şu şekildedir:

“Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.”

Bu ayet, yolculuk hâlindeki Müslümanların dört rekâtlı farz namazları iki rekât olarak kılabileceklerini ifade eder. Ayette “korku” hali zikredilse de Hz. Peygamber’in uygulamaları göstermiştir ki tehlike olsun ya da olmasın, yolculuk şartlarını taşıyan kimseler seferi sayılır ve bu ruhsattan faydalanabilirler.

Bakara Suresi’nin 184 ve 185. ayetleri de bize gösteriyor ki seferi olan kişi için yalnızca namaz değil oruç gibi diğer ibadetlerde de kolaylıklar sağlanmıştır. Ayetlerin meali şu şekildedir:

“Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.”

Ashab-ı Kiram’dan Ya’la b. Ümeyye (r.a) Hz. Ömer’e şöyle demiştir:
“Biz neden namazları kısaltarak kılıyoruz? Halbuki güven içindeyiz.”

Hz. Ömer de buna cevap olmak üzere şöyle buyurdu:

“Ben de aynı durumu Hz. Peygamber’e sormuştum; şöyle buyurmuştu: ‘Bu, Allah'ın size verdiği bir bağıştır, Allah'ın sadakasını kabul edin.’”
(Müslim, Misafir, 4; Tirmizi, Tahare, 4, 20; Nesâi, Taksir, I).

Örneği verilen hadis-i şeriften de anlaşıldığı üzere Allah’ın kulları için oluşturduğu kolaylığı Efendimiz bir bağış olarak görmüş ve uygulanması gerektiğini vurgulamıştır.

Abdullah İbn Ömer’in aktardığı bir hadis de şu şekildedir:

“Hz. Peygamber’e yolda arkadaşlık ettim. O, yolculuklarında iki rekattan fazla kılmazdı. Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman da böyle yaparlardı.”
(İbn Mâce, İkâme, 75).

Bu hadisten de anlaşıldığı üzere Efendimiz bu uygulamayı yolculuklarında benimsemiş ve onun yolundan gelen halifelerimiz de devam ettirmiştir.

Seferilik Nedir? Kimler Seferi Sayılır?

Seferi Olmanın Şartları Nelerdir?

Seferi olmanın şartları şu şekilde sıralanabilir:

  • Yolculuk niyetinin bulunması
  • Gidilecek mesafenin en az 90 km olması
  • Gidilecek yerin belirli olması
  • Mukim olunan yerleşim yerinin sınırlarının aşılması
  • Gidilen yerde 15 günden az kalmaya niyet edilmesi
  • Sürekli yolculuk hâlinde olmamak

Kimler Seferi Sayılır?

Seferi olmak için gerekli şartları taşıyan ve namaz, oruç gibi ibadetleri yerine getirmekle sorumlu olan her Müslüman seferi sayılır ve seferilik sonucu oluşan kolaylıklardan faydalanabilir.

Seferilik Ne Zaman Son Bulur?

Seferilik şu durumlarda sona erer:

  • Kişinin asıl ikamet yerine geri dönmesi
  • Gidilen yerde 15 gün veya daha fazla kalmaya niyet edilmesi
  • Yolculuk esnasında kalınacak yerde 15 gün veya daha fazla kalmaya karar verilmesi
  • Yolculuğun iptal edilip yerleşim yerinde mukim olunması
  • Sefer mesafesinden daha kısa bir mesafeye ulaşılması

İslâm dininin en büyük düsturlarından biri “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız”dır. Bu ifadeden de yola çıkarak yolculuk halindeki kişinin imkânlarını kolaylaştırmak için oluşan seferilik hâli tamamen onun yararınadır.

Allah’ın ayeti ve Efendimizin hadisleri ışığında yolculuk halinde olan ve gerekli şartları sağlayan her Müslüman’ın seferilik hâlinden faydalanması hak olarak görülmektedir.