Sabah, hem İslam geleneğinde hem de insan psikolojisinde günün en önemli başlangıç noktası olarak kabul edilir. Yeni bir günün kapısı aralandığında yapılan dualar, kişinin ruhunu tazeler, gönlünü huzura eriştirir ve o günün bereketle geçmesi için manevi bir zemin oluşturur.
Sabah duası, belirli kalıplara bağlı olmak zorunda değildir; esas olan samimi bir kalple Allah’a yönelmek, O’ndan yardım ve rahmet dilemektir. Bu nedenle sabah duası, hem Kur’an’dan ayetlerle hem de Hz. Peygamber’in öğrettiği dualarla yapılabileceği gibi kişinin kendi diliyle içten şekilde de eda edilebilir.
Sabah duası, güne Allah’ın adıyla başlamak, O’nun korumasını ve lütfunu niyaz etmek anlamına gelir. Bir Müslüman, sabah uyandığında Rabbine hamd ederek, sağlığını, nefesini ve yeni bir günü kendisine nasip ettiği için şükrederek gönlünü arındırır.
Bu dua, kişinin gün içinde karşılaşabileceği zorluklara karşı manevi bir güç kazanmasına yardımcı olur. Aynı zamanda sabah saatlerinin, duaların kabulüne dair rivayetlerde faziletli olduğu da belirtilmiştir. Bu nedenle birçok Müslüman, sabah duasını günlük ibadet düzeninin ayrılmaz bir parçası haline getirir.
Sabah duasının belirli bir şekli yoktur; kişi istediği şekilde her sabah dua edebilir. Bizlere en güzel sabah duası örneği, Efendimiz Hz. Muhammed’in sabah yaptığı şu dualardır:
Ebû Hüreyre (r.a) şöyle dedi:
Resûl-i Ekrem (s.a.v) sabahleyin şöyle dua ederdi:
Sabah Duası (Arapça):
اَللّٰهُمَّ بِكَ أَصْبَحْنَا، وَبِكَ أَمْسَيْنَا، وَبِكَ نَحْيَا، وَبِكَ نَمُوتُ، وَإِلَيْكَ النُّشُورُ
Türkçe Anlamı:
Allah’ım! Senin lutfunla sabaha ulaştık, senin lutfunla akşama erdik. Sen isteyince dirilir, sen isteyince ölürüz. Yeniden diriltip huzurunda toplayacak olan da sensin.
(Ebû Dâvûd, Edeb 101; Tirmizî, Daavât 13. Ayrıca bk. İbni Mâce, Duâ 14)
Ebû Hüreyre (r.a) rivayet edildiğine göre Ebûbekir es-Sıddîk (r.a) Peygamber Efendimize (s.a.v):
- Yâ Resûlallah! Bana sabahleyin ve akşamleyin okuyacağım mübarek kelimeleri belletseniz de okusam, dedi.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu:
اَللّٰهُمَّ فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ، عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ، رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ وَمَلِيكَهُ، أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي، وَمِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَشِرْكِهِ
Türkçe Anlamı:
Gökleri ve yeri, görünen ve görünmeyen âlemleri yaratan Allah’ım! Ey her şeyin Rabbi ve sahibi! Senden başka ilâh bulunmadığını kesinlikle söylerim. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden, onun Allah’a şirk koşmaya davet etmesinden Sana sığınırım.
(Ebû Dâvûd, Edeb 101; Tirmizî, Daavât 14, 95)
Sabah duası, yeni bir günün başlangıcında kişinin hem ruhunu hem de kalbini arındırması, güne daha güçlü ve huzurlu bir adım atması için yapılan manevi bir yöneliştir. Sabah vakti, şükür ve sığınma duygusunun en yoğun yaşandığı zamanlardan biridir. Müslümanlar için sabah duası, Allah’ın korumasını, yardımını ve bereketini talep etmenin özel bir vaktidir.
Gün doğarken yapılan dua, hem kulun teslimiyetini güçlendirir hem de gün içinde karşılaşabileceği zorluklara karşı ruhen sağlam durmasını sağlar.
Ayrıca sabah duası, yalnızca bireysel istek ve dileklerin dile getirildiği bir ibadet değildir. Aynı zamanda kişinin ailesi, sevdikleri ve ümmet için hayır temennilerinde bulunabildiği, içten bir yakarış anıdır.
Bu yönüyle “Niçin Sabah Duası Yapılır?” sorusuna şöyle cevap verilebilir:
Güne yapılan bu manevi başlangıç, kişinin ruh dünyasında fark edilir bir dinginlik oluşturur ve yaşamın koşuşturması içinde sağlam bir duruş kazandırır.
Sabah duasını alışkanlık haline getiren kimse, hem Rabbine olan bağlılığını pekiştirir hem de hayatın her alanında daha bilinçli, daha sabırlı ve daha huzurlu adımlar atar.
Düzenli edilen duaların insanı içsel olarak beslediği, kalbe ferahlık verdiği ve günün akışına olumlu bir enerji kattığı inkâr edilemez. Bu nedenle sabah duası, sadece bir ibadet değil; insanın ruhunu besleyen, kalbini aydınlatan kıymetli bir yaşam pratiğidir.